The Punisher

Eski bir denizci piyade komandosu ve görevleri bittikten sonra takım arkadaşları ile geçmişten gelen izleri taşıdıkları  hayatları. Frank Castle son savaştan döndükten sonra görevi bırakarak ailesi ile birlikte vakit geçirme kararı alır. Fakat görev yaptığı süre boyunca uyguladıkları emirlerin aslında çok da doğru kararlar olmadığının farkına varırlar. Bu durumu fark eden devlet-mafya iş birliği ise sessiz kalmaları için ölmelerinin en doğru karar olduğuna karar verir. Frank ailesi ile birlikte öldüğünü göstererek tek başına ailesine yapılanların intikamını almak için çalışmalara başlar. Herkesin ölü olarak bildiği Frank kendi yöntemleri ile avlanacaktır. Yaptıkları ile ses getiren Frank medyada Punisher olarak anılır. Ve adından anlaşılacağı gibi adam kaçırma, işkence, acılı ölümler onun için sıradan şeylerdir.

Öğrendiği her yeni bilgi ile Afganistan’da savaşta olduğu dönemdeki takım arkadaşları ve komutanları ile  yolları kesişen ve herkes için bir tehdit haline gelen Punisher, bu zincirde yer alan herkesi öldürene kadar durmayacaktır. Takım arkadaşlarına olan sadakati ile bilinen ve bu yönüyle sevilen Frank’in, takım arkadaşlarının ona ne kadar sadık kalacakları da ayrı bir merak konusu. Yaptıkları ile bazı kişilerce terörist, bazı kişilerce kahraman olarak görülen Punisher, doğru bildiği şeyi yapmaktan vazgeçmeyecektir. Bu süreçte yaşadığını öğrenen kişilerin artması ona engel olacak mı yoksa ona fayda sağlayacak mı? Cevaplar bölümler ilerledikçe netlik kazanıyor.

Daha önce Marvel ile Netflix işbirliği ile yayınlanan Daredevil dizisini izleyenler varsa Frank Castle ismini oradan hatırlayacaklardır. Bu isme ait yeni bir dizinin yapılması bir çok kişiyi sevindirdi. Daredevil yada başka bir Marvel karakteri gibi tam olarak halk kahramanı imajı vermese de, Punisher karakteri tutuldu. Daredevil raitingini biraz düşürse de Punisher çok iyi bir çıkış yakaladı. Daredevil dizisinde yer alan Karen Page isimli oyuncu Deborah Ann Woll’un Punisher dizisinde de aynı isimle yer alması da güzel bir detay bence.

Dizi başrol oyuncusu adından anlaşılacağı üzere tam bir infazcı. Bölümler boyunca tabir yerindeyse kan gövdeyi götürüyor. Vahşet içeren sahneleri ve işkence sahnelerini görmeye dayanamayanlar için elbette izlenebilecek bir dizi değil. Fakat aksiyon sevenlerin alışık olduğu bu kareler oldukça başarılı. Başrole verilen isimden midir yoksa geçmişte bir denizci piyade komandosu olmasından mıdır bilemiyorum ama oyuncunun fizik olarak çok sağlam durduğunu da belirtmeliyim. Aldığı yaralar ve gördüğü işkencelere rağmen ayakta kalması da bu yüzden çok göze batmıyor sanırım. Jon Bernthal bu dizi için çok uygun bir oyuncu olmuş. Görünümü, hareket ve mimikleri, ses tonu ve yaptıklarıyla gerçek bir infazcı imajı veriyor. Öte yandan daha önce aynı isimle çekilmiş filmler vardı. İzleyenler hatırlayacaktır başrol oyuncusunun kullandığı bir kuru kafa sembolü vardı. Bu sembolün yer aldığı yeleği ile görünür ve bazı yerlerde bunu imza olarak kullanırdı. Aynı sembolü dizinin tanıtım filminde sürekli görmemize karşın dizi izlerken başlarda göremeyince şaşırmıştım. Sonralardan kullanılmaya başlaması başlarda eksik olarak gördüğüm bir şey olsa da doğru zamanda kullanılmış olduğunu kabul etmek gerek. The punisher senaryosu, çekimleri, oyuncuları ve işleyişi açısından çok kaliteli bir iş olmuş. Ayrıca çok kaliteli bir müziğinin olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim. Kendine has bir kitlesi ve popülerliği olacağından eminim.

Fragman;

imdb;

The Punisher

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın